[ Not #1 | 30.11.2025 ]
Yine de varlığın nihai kaderi değişmez: Her şeyin bir sonu vardır. Bu açıdan bakıldığında, var olmanın ana vasfı aslında 'yok olabilme potansiyeli' yani geçiciliğidir. Bu hakikat, kainattaki her şeyi felsefi düzlemde bir çeşit 'ephemera'ya dönüştürür.
Terimsel anlamıyla efemera ise, bu büyük geçiciliğin kâğıt üzerine düşen suretidir. Yeterince eskidiklerinde; artık yok olmuş insanların, yıkılmış mekanların ve silinmiş zamanların yegâne kanıtına dönüşürler. İşte ephemerist, bu kaçınılmaz yok oluşa direnerek 'son şahitliklere' yeni anlamlar ve ortaklar katar ve kaybolmaya yüz tutmuş hafızayı bugüne taşır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder